Bahçeli: Terörsüz Türkiye’ye “Kaybedecek Vaktimiz Yok” Dedi
Devlet Bahçeli, 12 Ağustos 2026’da yaptığı açıklamada, MHP Genel Başkanı, Türkiye’nin terörle mücadele çabalarını hızlandıracağını söyledi. Kaybedecek vaktimiz yok dedi. Sözleri, Gazi Meclisimizin kararıyla kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un öncülüğünde geldi. Bahçeli, “Terörsüz Türkiye hedefi; Türkiye’ye karşı yaklaşık yarım asırdır kullanılan en kanlı jeopolitik müdahale vasıtalarından birini, onu sevk ve idare eden gafillerin elinden geri dönmemek üzere alma gayesi üzerine bina edilmiştir” dedi. Bu, ülkenin iç cephesinde terörün açtığı bütün gedikleri kapatmanın hayati bir mesele haline geldiğini vurguluyor. (Bakanlık da bu konuda bilgi verildi demek gerekir.)
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun (Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Guclendirilmesine Dair Kanun) ile birlikte terörle mücadele müktesebatının yeni bir çatı altında toplandı. Kanunun amacı, milli teknoloji hamleleriyle gücüne güç katan, etkin, caydırıcı, saygın, yerli ve milli savunma sanayii birikiminin ve terörün sınırlarımızın ötesindeki kadar içindeki siyasi, sosyolojik ve silahlı mahfillerinin kökünden tasfiye edilmesidir. Bu çerçevede, “Türkiye’nin terörden bütünüyle arındırılması” sadece dağdaki silahlı unsurun etkisizleştirilmesiyle sınırlı kalmayıp, terörün yeniden neşvünema bulabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin kurutulmasını da içeriyor. (Kıta kıta konuştu, ama detay yok.)
Bahçeli, “Kaybedecek vaktimiz yok” diyerek, kanunun yürürlüğe girmesine müteakip hukuki ve idari süreçlerin en kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. “Türkiye’nin istikameti bellidir” diyerek, Terörsüz Türkiye hedefinin Türkiye’nin bundan sonraki büyük yürüyüşünün başlangıç şartlarından biri olduğunu belirtti. (Neyse, devam…) Bu açıklama, MHP’nin milli iradenin denetimiyle yeni bir mahiyet kazanan silsileyi pekiştiriyor.
Kanunun içeriği, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terörle mücadele müktesebatının, milletimizin tahammül sınırlarını senelerce zorlayan çetin zamanların, yiğit vatan evlatlarımızın kanıyla ve canıyla ödenen ağır bedellerin, milli teknoloji hamleleriyle güçlenen savunma sanayii birikiminin ve terörün sınırlarımızın ötesinden olduğu kadar içinde de besleyen siyasi, sosyolojik ve silahlı mahfilin kökünden tasfiye edilme mecburiyetini ortaya koyuyor. (Bilinmiyor ki bu süreç ne kadar uzun sürer.)
MHP’nin bu yeni kanunla ilgili açıklama, terörün yeniden etkin olarak kullanılabileceği zeminleri ortadan kaldırmayı hedefliyor. Kanun, terör örgütleri ile ilgili fiili varlıkları sonlandırmayı, kontrol ettikleri silah ve mühimmatın teslim edilmesini ve örgütsel komuta yeteneğinin ortadan kaldırılmasını öngörüyor. (Bir de, bu işin sonunda kim kazanacak?)
Kanun yürürlüğe girmesine müteakip, hukuki ve idari süreçlerin mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Kurumlar arasında herhangi bir yetki ve koordinasyon boşluğunun meydana gelmesine izin verilmemesi, ortaya çıkan tarihi fırsatın gayri milli cephe, söylem ve söylevlerin istismar alanına dönüşmesini engellemek amaçlanıyor. (Bakalım, bu süreç nasıl gidecek?)
Bakalım bu yeni yasa Türkiye’nin terörle mücadele stratejisinde ne kadar etkili olur? Gelişmeleri izlemeye devam ediyoruz.
Kaynak: Orijinal Haber

