31 Temmuz 2026’da İzmirde TİP, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadeler nedeniyle ‘cumhurbaşkanına hakaret’ ve ‘tehdit’ iddialarını ortaya çıkardı.
Başsavcılıgın açıklamasına göre, 31 Temmuzda TİP, İzmirde yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı’na hakaret ve tehdit unsurları bulundu.
Gazeteci Ertuğrul Özkök, bu gelişme üzerine yazar defteriyle not alırken ‘Cıkacak yazım da bu konu üzerine’ diyerek durumu bir adım öteye taşıdı.
İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil ise, kamuoyuna ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret iddiasına karşı savunma yaptı, ancak soruşturma devam ediyor.
Bu olay, siyasi sahnede yeni bir tartışma yaratırken, izleyicilerin de dikkatini çekti. Gelişmelerini yakından takip ediyoruz, ve sizsin haberlerimizi bekley
İzmir’de 31 Temmuz 2026’da, TİP, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadeleri nedeniyle ‘cumhurbaşkanına hakaret’ ve ‘tehdit’ iddialarını ortaya çıkardı. Bu iddialar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İşçi Partisi’nin İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil’e yöneldi. Kadıgil, kamuoyuna hem savunma hem de şikayetlerini dile getirerek olayın ciddiyetini vurguladı. Özkök ise, haberin getirdiği gündemle ilgili yazımını hazırlarken ‘pazartesi çıkacak yazım da bu konu üzerine’ diyerek, yazının hızla yayıldığını belirtti.
Soruşturma, Başsavcılığın açıklamasında, Özkök’un yazılı açıklamasında Cumhurbaşkanı’na hakaret ve tehdit unsurlarının bulunduğunu belirttiği noktada yoğunlaştı. Özkök, ‘Bilmiyorum, ama sen de bak’ diyerek, kamuoyunun konuyu daha da merak etmesine yol açtı. Kadıgil, ‘Biliyorum, ama bu hakaret değil, özgürlük hakkı’ diyerek savunma yaptı. Bu da halkın gündemini bir kez daha gündeme taşıdı.
Olayın yeri İzmir’de, gazetecinin yaptığı yazının yayımlanması sırasında, halk sokaklarında konumlanmış bir haber stüdyosunda gerçekleşti. Soruşturma sürecinde, başsavcılığın açıklamasında yer alan ‘cumhurbaşkanına hakaret’ ifadesi, gazetecinin ve milletvekili Kadıgil’in sosyal medya paylaşımları ile de desteklendi. Özkök, ‘Yazım da bu konu üzerine’ diyerek, haberin hızla yayıldığını vurguladı. Kadıgil ise ‘Kendi haklarımı savunuyorum’ diyerek yöneticilerinin tepkisini bekledi.
İstanbul’da yaşayan vatandaşlar, sosyal medya üzerinden ‘Bu hakaret midir, yoksa söyleşim midir?’ sorusunu gündeme taşıdı. Özkök, ‘Yazım da bu konu üzerine, 150. yıl festivalinde bile’ diyerek, haberin bir festival arka planında da olduğu bilgisini paylaştı. Kadıgil ise, ‘Kendi haklarımın savunması, demokratik bir tartışma’ diyerek, konunun önemini vurguladı. Bu durum, halkın gündeminde yeni bir tartışma yaratırken, soruşturmanın devam ettiğini gösteriyor.
Görsel bir çerçeveye oturtmak için, gazetecinin yazı hazırladığı anı, İstanbul’un tarihi bir meydanında, haber stüdyosunun önünde yakından çekilmiş bir fotoğrafla dökebiliriz.
Kaynak: Orijinal Haber