Bakan Kurum’un açıklamasının devamında, deprem bölgesindeki çalışmaların boyutuna vurgu yapan ifadeler de yer aldı. “Devlet yoktu da, depremden sonraki 15. günde deprem konutlarının ilk temellerini kim attı?” diye soran Bakan Kurum, bu sorunun cevabının artık herkes tarafından bilindiğini söyledi. Gerçekten de düşününce… 6 Şubat’ın yaraları hala tazeyken, sadece iki hafta sonra kazmalar vurulmaya başlandı. Bu kolay iş değil arkadaşlar. Planlama, bütçe, iş gücü, lojistik… Hepsini bir anda organize etmek gerekiyor. Ve yapıldı işte.
Peki o günlerde ne diyorlardı bazıları? “Devlet yok” diyorlardı. “Devlet gelmiyor” diyorlardı. Oysa devletin ekipleri daha ilk saatlerden itibaren bölgedeydi. Ama algı oyunu vardı, karanlık bir çaba vardı. İşte Bakan Kurum da tam bu noktaya parmak bastı: “O gün birileri felaketin karşısında ellerini ovuşturdu.” Ellerini ovuşturdular çünkü fırsat gördüler. Acının dinmesini beklemediler, devletin tökezlemesini beklediler. İnsanın içi acıyor bu sözleri duyunca…
Kaldı ki sadece konut yapılmadı. Bakan Kurum’un rakamları çok net; 4 bin köye ulaşıldı. Düşünün, 4 bin köy… Her biri farklı bir coğrafya, farklı bir zorluk. Kimi dağ başında, kimi yolu kesilmiş. Oralara nasıl gidildi? Gece gündüz demeden çalışılarak gidildi. Vatandaşın kapısı tek tek çalındı. “Devlet yok” diyenlere inat, devlet her köydeydi.
11 il… Bu ülkenin 11 ili aynı anda ayağa kaldırıldı. Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Gaziantep, Malatya, Şanlıurfa, Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Elazığ… Hepsinde eş zamanlı seferberlik ilan edildi. Her şehirde şantiyeler kuruldu, vinçler geldi, işçiler gece gündüz çalıştı. Ve bugün 500 bin konut tamamlandı dedi Bakan Kurum. 500 bin! Bu ne demek biliyor musunuz? Milyonlarca insanın başını sokacak bir yuvası oldu demek. Çocuklar yeniden okula gidebiliyor, aileler yeniden sofralarını kurabiliyor.
“Biz bu şehirlerin yeniden ayağa kalkacağına, daha enkazın tozu dağılmadan inanıyorduk.” Bu cümle çok şey anlatıyor. Yani daha molozlar kaldırılmadan, çadır kentlerde yaşam sürerken, o insanların inancı tamdı. Karamsarlığa yer yoktu. Çünkü biliyorlardı ki bu devlet, bu millet düştüğü yerden kalkmasını bilir. Ve kalkıldı da…
Şimdi bir düşünün; o günlerde “Yapamazsınız” diyenler nerede şimdi? Ortada olan şu; 500 bin konut var, 11 il ayağa kalktı, 4 bin köye ulaşıldı. Bunlar inkar edilemez gerçekler. Bakan Kurum’un dediği gibi; “Gerçekler er ya da geç ortaya çıktı. Kimin millet için, kimin kendi için çalıştığı gün gibi aydınlandı.” Gün gibi aydınlandı işte… Herkes gördü kimin ne için uğraştığını. Kimi depremin sıcağında sahada ter döktü, kimi klimalı ofisinden algı yönetti. Sonuç ortada.
Bakın, bu açıklamalar AHBAP soruşturmasıyla ilgili çok tartışılan bir dönemde geldi. Bakan Kurum’un “Gerçekler er ya da geç ortaya çıktı” sözü, ucu açık bir mesaj gibi… Sanki “Bekleyin, daha neler göreceğiz” der gibi. Deprem bölgesinde yaşayan vatandaşlar da bu sözleri sosyal medyada paylaşıyor. Bir vatandaş yorum yapmış: “Devlet yok diyenler bugün nerede?” diye. Hakikaten neredeler?
Neyse, sözü fazla uzatmayayım. Ama şu kadarını söyleyeyim; bu konu daha çok konuşulacak. Bakan Kurum’un bu çıkışı siyasi kulislerde de yankı bulacak gibi. Kimin ne yaptığı ortaya çıktıça tartışmalar da derinleşecek. Devam eden soruşturmanın ne gibi sonuçlar doğuracağını hep birlikte göreceğiz. Bakalım daha neler olacak… Gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Kaynak: Orijinal Haber